->
Einstein, 1905′de esirin gereksiz ve fazla bir kavram olduğunun ilan ettikten sonra Mach’tan etkilenerek kurduğu özel görelilik kuramında zaman ve uzayın Tanrı ile olan ilişkilerini, kopardı ve onları insanlara ilişkin göreli birer kavrama dönüştürdü. Artık zaman ve uzay düşünce ürünü olmayıp ölçülebilen şeyler haline geldi. Yazının Devamını Oku »
->
Işıktan daha hızlı hareket edebilecek veya ışık hızını geçebilecek bir parçacık olmadığını günümüzde artık ilkokul çocukları bile biliyor! Fakat 1962 yılında American Journal’de yayınlanan yazılarında 3 fizikçi ışıktan daha hızlı hareket edebilecek parçacıkların da olabileceğini, İzafiyet Teorisinin aslında bu parçacıkların varlığını destekler nitelikte olduğunu ortaya attılar!İzafiyetin en önemli dayanak noktası ise “ışık madde için sınır hızdır, hiç bir madde veya parçacık ondan hızlı hatta ona eşit hızda gidemez!” olmasına rağmen!… Yazının Devamını Oku »
Esir tüm uzay boşluğunu doldurduğuna inanılan bir madde. Nasıl ki okyanustaki balıklar su içinde yüzüyor, aynı şekilde de tüm gezegenler ve yıldızların içinde yüzdüğü düşünüldüğü maddeye esir denmiş.
Modern fizik esir diye bir maddenin yok olduğuna uzay boşluğunun “mutlak bir boşluk” olduğuna inanıyor. Yalnız 1900′lerde yani fiziğin altın çağını yaşadığı dönemlerde esirin varlığı (veya yokluğu!) hayli tartışılmıştı. Yazının Devamını Oku »
Zaman kavramının tam olarak anlaşılması, özellikle fizik biliminde pozitif bağlamda çok büyük bir sıçrayışa vesile olmuştur. Simetrik bir devinim olan güneşin doğması ve batması (Gündüz-gece) olayı insanoğlunun ezelden beri aşina olduğu bir kavram olduğundan pratik hayatında kullandığı birçok olguyu bu kavram doğrultusunda sıraya yerleştiriyordu. Yazının Devamını Oku »
ISI : Bir madde moleküllerinin sahip olduğu potansiyel enerjileri ile kinetik enerjilerinin toplamıdır.
Isı bir enerjidir.
SICAKLIK : Bir maddenin moleküllerinin ortalama kinetik enerjisidir. Enerji değildir. aralarındaki farklar aşağıdaki gibidir.
ISI
Enerjidir. Kalorimetre kabıyla ölçülür. Birimi Cal, Joule’dur.
SICAKLIK Enerji değildir. Termometre ile ölçülür. Birimi, 0C,0K veya 0F’dır. Yazının Devamını Oku »
Yukarı atılan bir cisim, bir süre sonra döner ve yere düşer. Irmaklar hep yukarıdan aşağıya doğru akar. Bunun açıklamasını “yerçekimi” olarak yaparız. Bu, tüm kütleli nesnelerde, gezegenlerde ve yıldızda varolan bir kuvvettir ve ona “kütle çekimi” diyoruz.
Bu çekim, en yoğun cisimeleri ve “boşluğu” eşit oranda donatır. Ondan korunmanın ya da onu etkilemenin hiçbir yolu yok. Uzaklıkla azalır; ama hiçbir şekilde kaybolmaz. Atmosferi Yerküre’nin çevresinde tutan kuvvet ya da bizim Evren boşluğuna uçup gitmemizi engelleyen kuvvet, Dünya’nın uyguladığı kütle çekimi kuvvetidir. Yazının Devamını Oku »
Etrafımızda gördüğümüz her şey uzay ve zaman dediğimiz iki kavram içinde yüzmektedir. Einstein?ın tabiriyle bunlar birbirlerinden ayrılamazlar ve birbirine ışık hızıyla bağlanmıştır. Einstein?ın 1905?teki keşfi, ışık hızının ulaşılabilecek maksimum hız olarak kabul edilmesini sağlamıştır. Kainattaki hiç bir seyin fiziki olarak ışıktan daha hızlı hareket edemeyeceği bilim adamları tarafından öngörülümüştür.
Uzaya seyahat edebilmek sadece roketlerle mümkün olduğundan, roket gelişiminin tarihi, bir bakıma uzay uçuşlarının tarihi olarak görülebilir. İlk roketin ne zaman yapıldığı bilinmemekle birlikte, onun bir Çin buluşu olduğu söylenmektedir. 1232 yılında Çinliler, Moğolları uçan ateşli oklarla geri püskürtmüşlerdir. 1379′da ise Venedikliler ve Cenevizliler arasında yapılan bir savaşta kaba bir roket kullanılmıştır. Yazının Devamını Oku »
Bilim adamlarının, 12 Aralık 1970 tarihinde Kenya kıyılarından ilk X-ışın uydusu “Uhuru” yu uzaya fırlatmaları ile, astronominin uğraşı alanı daha da genişledi. Uydu, kısa bir zaman içinde düzinelerce X-ışın kaynağı bulmasına rağmen bu sayıyı ilk iki yıl içinde 339 a çıkarttı. Bulunan bu kaynakların çoğunun şiddeti düzenli iken, az miktarda bulunan diğer X-ışın kaynaklarının şiddeti oldukça düzensiz idi. Yazının Devamını Oku »
1920′lerde, Edwin Hubble, Wilson Dağı Gözlemevi’ndeki 100″ lik yeni inşa edilmiş teleskopu kullanarak, birkaç nebuladaki (bulutsu) değişen yıldızları, doğası astronomi çevrelerinde hararetli bir tartışma konusu olan, dağınık cisimleri ortaya çıkarmıştır. O’nun Sefeid Değişkenleri olarak adlandırılan bir yıldızlar sınıfına benzeyen karakteristik bir kalıba sahip bu değişen yıldızlar için keşfi devrimyaratmıştır. Yazının Devamını Oku »
Fizik Tedavi
Baby
E-Hayat
P
Best Food Recipes
|