<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fizik Kulübü &#187; Ünlü Fizikçiler</title>
	<atom:link href="http://www.fizikkulubu.net/kategori/unlu-fizikciler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fizikkulubu.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 12 Jan 2009 19:49:57 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Enrico Fermi</title>
		<link>http://www.fizikkulubu.net/enrico-fermi/</link>
		<comments>http://www.fizikkulubu.net/enrico-fermi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jun 2007 20:26:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>berkmr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlü Fizikçiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikkulubu.net/enrico-fermi/</guid>
		<description><![CDATA[Enrico Fermi (1901-1954)
Enrico Fermi 29 eylül 1901&#8242;de Roma&#8217;da doğdu.Babası polis şefi Alberto Fermidir. Ilk olarak dilbilgisi okuluna kaydoldu.Onun ilk matematik ve fiziğe olan yeteneğini keşfeden ve destekleyen babasının arkadaşlarından A. Amidei olmuştur. 1918&#8242; de Pisa Üniversitesinin bursunu kazandı. Pisa Universite&#8217;sinde 4 yıl kaldıktan sonra 1922&#8242; de professör Puccianti&#8217;den doktorasını aldı.
Bir yıl sonra 1923&#8242;de Italyan hükümetinden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Enrico Fermi (1901-1954)<img src="http://www.fizikkulubu.net/wp-content/uploads/fermi.jpg" align="right" /></p>
<p>Enrico Fermi 29 eylül 1901&#8242;de Roma&#8217;da doğdu.Babası polis şefi Alberto Fermidir. Ilk olarak dilbilgisi okuluna kaydoldu.Onun ilk matematik ve fiziğe olan yeteneğini keşfeden ve destekleyen babasının arkadaşlarından A. Amidei olmuştur. 1918&#8242; de Pisa Üniversitesinin bursunu kazandı. Pisa Universite&#8217;sinde 4 yıl kaldıktan sonra 1922&#8242; de professör Puccianti&#8217;den doktorasını aldı.</p>
<p>Bir yıl sonra 1923&#8242;de Italyan hükümetinden burs kazandı.Ve Göttingen &#8216;de professör Max Born&#8217; la birkaç ay birlikte çalıştı. Rockefeller bursuyla 1924&#8242;de Leyden&#8217;e P. Ehrenfest&#8217;le birlikte çalışmaya gitti. Aynı yıl Florence üniversite&#8217; sinde matematiksel fizik dersleri vermek için Italya&#8217;ya gitti.<span id="more-80"></span><br />
1926&#8242;da Fermi günümüzde Fermi istatistiği olarak bilinen Pauli parçaçıklarının istatistiğini keşfetti.Bose-Einstein istatistiğine göre hareket eden bosonların tersine, bu parcacıklar fermion olarak bilinir. 1927&#8242;de Fermi, Roma üniversite&#8217;sinde teorik fizik profesörü oldu.Bu görevini 1938&#8242; de Mussolini&#8217; nin faşist diktatörlüğünden kaçıp Amerika&#8217;ya göç edinceye kadar sürdürdü(Nobel ödülünü aldıktan hemen sonra).<br />
Roma&#8217;daki ilk yıllarında kendini elektromanyetik problemlerin çözümüne ve bazı spectroskopik olayların teorik olarak açıklamasına verdi.Fakat asıl ilerlemesini çalışmalarını elektron ve atom çekirdeği üzerine yaptığı zaman gerçekleştirdi.1934&#8242;de Beta bozumu Teorisini geliştirerek Pauli&#8217;nin radyasyon Teorisi ile birleştirdi. Curie ve joliot&#8217; un yapay radyasyonu keşfinden sonra notron bombardımanına tutulan aşağı yukarı her elementin nükleer dönüşüme tabi olduğunu keşfetti. Bu araştırma, yavaş notronların ve Nükleer Fission&#8217;un keşfine, ayrıca o zamana kadar periyodik tabloda bilinen elementlerden farklı elementlerin bulunmasına yol açtı.<br />
1938&#8242;de Fermi tartışmasız notronlar konusunda en iyiydi. Bu çalışmalarına Amerika&#8217;da da devam etti.Amerika&#8217;ya varışından hemen sonra Columbia Universite&#8217; sine fizik profesörü olarak atandı.Hahn ve Strassmann&#8217;nin 1939&#8242;un başlarında fission&#8217;u keşfinden sonra ikincil notronların yayılma ve zincirleme reaksiyon olasılığını hesapladı.Bu çalışmalarına büyük bir istekle devam etti ve birçok deneyden sonra kontrol altındaki ilk zincirleme reaksiyonu gerçekleştirdi. Bundan sonra atom bombası yapımındaki sorunların aşılmasında önemli rol oynadı, Manhattan Projesi liderlerinden biriydi.<br />
1944&#8242;de Fermi Amerikan vatandaşı oldu. II. dünya savaşından sonra 1954&#8242; de ölümüne kadar sürecek olan nükleer çalışmaları için Chicago Universite &#8217;sinden profesörlük teklifini kabul etti. Burada yoğunluğunu yüksek enerji fiziğine verdi ve pion-nucleon etkileşimi çalışmalarına öncülük etti. Yaşamının son yıllarında Fermi kozmik ışınların kaynağını araştırmakla geçirdi.Sonunda kozmik ışınların çok büyük enerji kaynakları olduğunu gösteren bir teori geliştirdi.<br />
Fermi&#8217;nin teorik ve deneysel fiziği konu alan bir çok yayımı vardır. Bunlardan bazıları ,elektronik gazların istatistiğinin hesabı ve Paul&#8217;i parçacıklarından oluşan gazları konu alan &#8220;Sulla quantizzazione del gas perfetto monoatomico&#8221;, Rend. Accad. Naz. Lincei, 1935, Atomun istatistiksel modelini(Thomas-Fermi atom modeli) ve atomik özelliklerin hesaplanmasında yeni bir yaklaşımı(semiquantitative method) inceleyen Quantentheorie und Chemie, , Leipzig, 1928, &#8220;Uber die magnetischen Momente der AtomKerne&#8221;, Z. Phys., 1930, &#8220;Tentativo di una teoria dei raggi ß&#8221;, Ricerca Scientifica, 1933 sayılabilir.<br />
Ona Nobel ödülü yavaş notronların yarattığı radyasyon ve nükleer enerji alanındaki çalışmalarından dolayı verildi. Profesör Fermi Laura Capon ile 1928&#8242;de evlendi.Giulio adında bir oğlu Nella adında bir kızı vardır. Boş zamanlarında yürümeyi,tırmanmayı ve kış sporlarını severdi. 29 kasım 1954&#8242;de Chicago&#8217;da öldü. </p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikkulubu.net/enrico-fermi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Paul Adrien Maurice Dirac</title>
		<link>http://www.fizikkulubu.net/paul-adrien-maurice-dirac/</link>
		<comments>http://www.fizikkulubu.net/paul-adrien-maurice-dirac/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jun 2007 20:22:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>berkmr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlü Fizikçiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikkulubu.net/paul-adrien-maurice-dirac/</guid>
		<description><![CDATA[Paul Adrien Maurice Dirac (1902 &#8211; 1984)
Paul Dirac 8 ağustos 1902 &#8216;de Ingiltere Bristol&#8217;de doğdu. Babası Isveçli annesi ingilizdi. Önce tüccar okuluna oradan Bristol Universite&#8217;sine gitti. Buradan 1921&#8242;de elektrik mühendisliği diploması aldı.Iki yıl daha Bristol&#8217;de matematik çalıştıktan sonra Cambridge St.John&#8217;s College&#8217;de araştırma görevlisi olarak göreve başladı. Ph.d derecesini 1926&#8242; da aldı. Bir sonraki yıl St.John&#8217;s [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Paul Adrien Maurice Dirac (1902 &#8211; 1984)<img src="http://www.fizikkulubu.net/wp-content/uploads/Dirac.jpg" align="right" /></p>
<p>Paul Dirac 8 ağustos 1902 &#8216;de Ingiltere Bristol&#8217;de doğdu. Babası Isveçli annesi ingilizdi. Önce tüccar okuluna oradan Bristol Universite&#8217;sine gitti. Buradan 1921&#8242;de elektrik mühendisliği diploması aldı.Iki yıl daha Bristol&#8217;de matematik çalıştıktan sonra Cambridge St.John&#8217;s College&#8217;de araştırma görevlisi olarak göreve başladı. Ph.d derecesini 1926&#8242; da aldı. Bir sonraki yıl St.John&#8217;s College&#8217;in akademi üyesi, daha sonra 1932&#8242;de Cambridge de matematik profesörü oldu.</p>
<p>Dirac Quantum mekaniğini matematiksel ve teorik olarak inceledi. Heisenberg 1928&#8242;de yeni quantum mekaniği teorisini ortaya atar atmaz, matematiksel karşılığı üzerinde çalıştı. Ve kendi Elektron görecelik teorisi(1928) ve oyuk teorisi(1930) ile ilgili Royal Society &#8216;ye birçok yazı yazdı. Bu teori elektronla aynı kütleli, fakat pozitif yüklü bir parçacığın varlığını ortaya koyuyordu. Teori daha sonra deneysel olarak da C. D. Anderson tarafından doğrulandı. Bu parçacığa positron denildi.<span id="more-79"></span><br />
Dirac&#8217;ın çalışmalarının önemi onun Schrödinger&#8217;in özel görecelik denklemleriyle tanıttığı ünlü dalga fonksiyonlarında yatar. Aslında Dirac&#8217;ın çalışmaları, sadece biribirinden farklı olmakla kalmayıp, birbirine ters düşen quantum ve görecelik teorilerini birbirleriyle ilişkilendirdi.<br />
Dirac&#8217;ın bilimsel çalışmaları Quantum Theory of the Electron (1928) ve The Principles of Quantum Mechanics (1930; 3rd ed. 1947) adlı kitaplarında toplanmıştır.<br />
1930&#8242;da Royal Society &#8216;ye seçilmiş ,kraliyet ve copley madalyalarıyle onurlandırılmıştır. Dirac çok fazla yolculuk yapmış ve değişik üniversitelerde çalışmıştır. Bunlardan bazıları şunlardır: Copenhagen, Göttingen, Leyden, Wisconsin, Michigan, ve Princeton . 1929&#8242;da Amerika&#8217;da 5 ay geçirdikten sonra dünyayı dolaştı. Heisenberg &#8216;le birlikte Japonya&#8217;ya gitti. Ve Sibirya üzerinden döndü.<br />
1937&#8242;de Margit Wigner&#8217;le Budapeşte&#8217;de evlendi. </p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikkulubu.net/paul-adrien-maurice-dirac/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Erwin Schrödinger</title>
		<link>http://www.fizikkulubu.net/erwin-schrodinger/</link>
		<comments>http://www.fizikkulubu.net/erwin-schrodinger/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jun 2007 20:19:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>berkmr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlü Fizikçiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikkulubu.net/erwin-schrodinger/</guid>
		<description><![CDATA[Güney Avusturya&#8217;da doğdu. 11 yaşına dek eğitimini evinde aldı.1910 da Viyana Üniversitesinde fizik doktorasını verdi. Babasının ona hediye ettiği mikroskop ve hediye ettiği başka aletler, doğaya olan ilgisini kamçıladı. Birinci Dünya Savaşı&#8217;nda Avusturya ordusunda askerdi. Sonra değişik üniversitelerde çalıştı. 1925&#8242; te Zürih Üniversitesi&#8217;ndeyken kendi adıyla anılan kuantum mekaniğinin ünlü dalga denklemini yayınladı. Schrödinger dalga denklemi, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Güney Avusturya&#8217;da doğdu. 11 yaşına dek eğitimini evinde aldı.1910 da Viyana Üniversitesinde fizik doktorasını verdi.<img src="http://www.fizikkulubu.net/wp-content/uploads/erwin-schrodinger.jpg" align="right" /> Babasının ona hediye ettiği mikroskop ve hediye ettiği başka aletler, doğaya olan ilgisini kamçıladı. Birinci Dünya Savaşı&#8217;nda Avusturya ordusunda askerdi. Sonra değişik üniversitelerde çalıştı. 1925&#8242; te Zürih Üniversitesi&#8217;ndeyken kendi adıyla anılan kuantum mekaniğinin ünlü dalga denklemini yayınladı. Schrödinger dalga denklemi, Heisenberg ve Pauli başta olmak üzere bir çok fizikçi tarafından aynı zamanda geliştirilen Yeni Kuantum Mekaniğine büyük katkı sağladı.Schrödinger kendi dalga mekaniği ile Heisenberg&#8217;in geliştirdiği matris mekaniği arasındaki eşdeğerliği göstererek,kuantum kuramının evrensel kabulünü hızlandırdı.1927&#8242;de Berlin Üniversitesinde kuramsal fizik bölümünün başkanı oldu. Yaşamı, Avrupa&#8217; daki çalkantılı dönemi yansıtır. 1933&#8242;te Nazizm (Alman faşizmi) iktidara gelince Almanya?yı terk etti ve Oxford&#8217; a geldi. Ama 1933 Nobel Fizik Ödülünü Paul Dirac ile paylaştı.1936&#8242; da yurduna, yani Avusturya&#8217; ya döndü. Ama iki yıl sonra Hitler&#8217;in orduları Avusturya&#8217; yı işgal etti. Schrödinger ülkesini bir kez daha terk etmek zorunda kaldı. Evinden çıkarken sırtında bir şeyler taşıyordu ve bu yükle Roma&#8217; ya vardı.<br />
<span id="more-78"></span><br />
1936 da yeniden Avusturya&#8217;ya döndü; ancak 2 yıl sonra Hitler, Avusturya&#8217;yı işgal etti. Sadece çantada taşıyabileceği şeyleri alarak Roma&#8217; ya geçti. Oradan da 1955 yılına dek kaldığı Dublin&#8217;de İleri Araştırmalar Enstitüsünde kaldı.Orada genel görelilik,kozmoloji ve kuantum kuramının biyolojiye uygulanması konuları üzerinde çalışarak yaratıcı ve mutlu 17 yıl geçirdi.1956 yılında Avusturya&#8217;ya kendi evine ve sevdiği Tirolean Dağları&#8217;na döndü ve 1961 yılında orada öldü.</p>
<p>Onun, kuantum kuramının Kopenhag yorumunu eleştirmek için geliştirdiği bir Schrödinger&#8217;in Kedisi adlı düşünce deneyi vardır. </p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikkulubu.net/erwin-schrodinger/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Werner Heisenberg</title>
		<link>http://www.fizikkulubu.net/werner-heisenberg/</link>
		<comments>http://www.fizikkulubu.net/werner-heisenberg/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jun 2007 20:05:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>berkmr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlü Fizikçiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikkulubu.net/werner-heisenberg/</guid>
		<description><![CDATA[5 Aralık 1901 Würzburg&#8217;da doğdu, 1 Şubat 1976 Münih&#8217;te öldü. Kendi ismiyle anılan Belirsizlik İlkesi&#8217;ni bulan Alman fizikçi, atom yapısı bilgisine katkılarından dolayı1932 yılında fizik dalında Nobel Ödülü&#8217;ne layık görüldü.
Münih Üniversitesi&#8217;nde Arnold Sommerfeld ile beraber araştırmalar yaptı. Daha sonra Max Born, David Hilbert ve Niels Bohr gibi meşhur fizikçilerle çalıştı. 1941 yılında atom bombası yapımında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">5 Aralık 1901 Würzburg&#8217;da doğdu, 1 Şubat 1976 Münih&#8217;te öldü. Kendi ismiyle anılan Belirsizlik İlkesi&#8217;ni bulan Alman fizikçi, atom yapısı bilgisine <img src="http://www.fizikkulubu.net/wp-content/uploads/Werner_Heisenberg.jpg" align="right" />katkılarından dolayı1932 yılında fizik dalında Nobel Ödülü&#8217;ne layık görüldü.</p>
<p>Münih Üniversitesi&#8217;nde Arnold Sommerfeld ile beraber araştırmalar yaptı. Daha sonra Max Born, David Hilbert ve Niels Bohr gibi meşhur fizikçilerle çalıştı. 1941 yılında atom bombası yapımında Almanya&#8217;ya destek olması için Bohr&#8217;u ikna etmeye çalıştı, ancak ahlaki nedenler yüzünden Bohr teklifi redetti.</p>
<p>Heisenberg (1925&#8242;te) ve Erwin Schrödinger (1926&#8242;da) çok yakın zamanlarda birbirlerinden bağımsız olarak atomun kuvantum (dalga) mekaniğini farklı olarak, fakat matematik yönünden eşit şekilde formüllendirdiler. Bu teoriler 1928 senesinde İngiliz teori fizikçisi Paul Dirac tarafından genişletilip geliştirildi. 1927&#8242;de Leipzig Üniversitesi fizik profesörlüğüne tayin edildi. Aynı yıl meşhur belirsizlik prensibini ortaya koydu.<span id="more-77"></span></p>
<p>1941 senesinde şimdiki Max Planck Enstitüsü&#8217;nün müdürü olan Heisenberg, 1958&#8242;de, atomun içindeki temel parçacıkların yapısını izah eden, birleşik şaha teorisinin formülünü ortaya koydu. Heisenberg, hiçbir fizik bilgininin açıklama yapamadığı bir konuyu da aydınlattı. Bu konu, atom çekirdek yapısına ait olup; Mezon Alan Teorisi olarak isimlendirilmiştir.</p>
<p>Mezon Alan Teorisi<br />
Atom çekirdeğinde protonlar ile nötronlar bulunur. Protonlar artı (+) yüklü olduğundan bir arada bulunamazlar. İşte bunun nasıl mümkün olduğunu açıklar Mezon Alan Teorisi.<br />
, Fizik Nobeli sahibi Werner Heisenberg tarafından bulunan atom çekirdeği ile ilgili bir teoridir.</p>
<p>Atom çekirdeğinde protonlar ile nötronlar bulunur. Protonlar artı (+) yüklü olduğundan bir arada bulunamazlar. O halde atom çekirdeğinde öyle bir olay vuku bulmalıdır ki, bu sebeple protonların birarada durması mümkün olsun.</p>
<p>Teoriye göre, çekirdekteki bir protona, yanındaki nötrondan eksi (-) yüklü bir eleman (mezon) sıçrar. Eksi yük kazanan proton nötron olur. Eksi yük kaybeden nötron da protona dönüşür. Bu olay saniyenin çok küçük bir kesrinde vuku bulur. Öyle ki, protonlar birbirlerini itmeye zaman kalmadan nötron olurlar. Bu hal böyle devam eder. Atom çekirdeğindeki mezon alış verişi bir an için dursa, fizik alemi anında yok olur. </p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikkulubu.net/werner-heisenberg/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Albert Einstein</title>
		<link>http://www.fizikkulubu.net/albert-einstein/</link>
		<comments>http://www.fizikkulubu.net/albert-einstein/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jun 2007 20:00:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>berkmr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlü Fizikçiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikkulubu.net/albert-einstein/</guid>
		<description><![CDATA[Albert Einstein (1879 &#8211; 1955) 
   Einstein Ulm?da 14 Mart 1879 tarihinde, özgür düşünceli Alman Yahudisi bir ailenin çocuğu olarak doğmuştu. Babası, pek para kazanmayan bir mühendisti. Albert, çocukluğunu Münih?de geçirmiş ve evde zekasının işaretini erkence vermiş olmasına karşın okulda olağanüstü başarılar sağlayamamıştır. Ortaokulda Alman öğretim sistemini sevmemiş, karşılığında ona ters davranan öğretmenlerle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Albert Einstein (1879 &#8211; 1955) <img src="http://www.fizikkulubu.net/wp-content/uploads/AlbertEinstein.jpg" align="right" /></p>
<p>   Einstein Ulm?da 14 Mart 1879 tarihinde, özgür düşünceli Alman Yahudisi bir ailenin çocuğu olarak doğmuştu. Babası, pek para kazanmayan bir mühendisti. Albert, çocukluğunu Münih?de geçirmiş ve evde zekasının işaretini erkence vermiş olmasına karşın okulda olağanüstü başarılar sağlayamamıştır. Ortaokulda Alman öğretim sistemini sevmemiş, karşılığında ona ters davranan öğretmenlerle çatışmaya düşmüştü. Bu erken deneyimlerden ötürü resmi Alman makamlarına karşı düşmanlık kazanmıştı. Olumsuz iş koşulları aileyi 1894?te Milan?a göçe sürükledi, öğrenimini tamamlaması için Münih?de bırakılmış olan Einstein da hasta olduğu bahanesiyle sonradan İtalya?daki ailesine katıldı. İtalya?yı daha çok seven Einstein, burada kaldığı kısa süre içinde Milan?dan Cenova?ya 160 km. tutan yolu gezi amacıyla yürüyerek aştı. <span id="more-76"></span></p>
<p>  Einstein sonra Zürih?deki Politeknik Okul?a giriş için başvurdu ama sadece yeterli bir lise diploması olmayışından değil, matematik ve fizikte üstün başarı sağlamasına karşın giriş sınavını da geçemediğinden başvurusu kabul edilmedi. Sınavı kazanabilmek amacıyla, Aarau?daki Cimnazyum?da öğrenim görmeye gitti. Orada çok mutluydu, İsviçre?ye aşık olmuştu; sonradan İsviçre vatandaşlığına geçti ve yaşamı boyunca bir daha ayrılmadı. Sonunda Politeknik Okul?a girdiğinde matematik profesörleri, ikisi de birinci sınıf bilginler olan H. Minkowski ve A. Huntwitz?di; ama ne onlardan pek bir şey öğrenebilmişti, ne de onlar Einstein?i fark etmişlerdi.</p>
<p>  Mezun olduğunde, geçimini sağlayabilecek bir iş bulmakta güçlük çekmişti. İlk başlarda yedek öğretmen olarak çalışıp, özel fizik dersleri vermişti. 1902?de Berne kantonundaki patent dairesinde alçak gönüllü bir iş buldu. Bu sıralarda Einstein Mileva Mariç?le evlendi. Biri ileride Berkeley?deki Kaliforniya Üniversitesi?nde hayli saygın bir mühendislik profesörü olacak, iki oğulları oldu.</p>
<p>  Patent ofisindeki iş Einstein için çok uygundu. Gönderilen buluşları incelediği ofisteki işleri arasında, saptırılmadan bağımsız düşünecek zaman bulabiliyordu. O zamanlar, kara cisimle ünlü W. Wien?in yönetimindeki Annalen der Physik?e gönderdiği fizik makaleleri yazmaya başladı. 1901?de bir, 1902?de iki ve 1903 ile 1904?te de birer tane sundu. Tümü de istatistiksel devinbilim ve ısıldinamik alanlarında derin araştırmalardı. Birkaç yıl önceki Plank?in durumuna benzer bir biçimde, aynı konular daha önceleri Gibbs tarafından da ele alınmıştı, ama Einstein bunu biliyordu.</p>
<p>  1905?te Einstein&#8217;in dehası eşsiz bir biçimde parladı, Mart?ta, Mayıs?da ve Haziran?da her biri tek başına onu ölümsüz kılmaya yetecek üç çalışma yayımladı. İlk çalışma ?Işığın oluşumu ve iletişimine ilişkin öz dili bir bakış noktası? ışık paketçiklerinin keşfini ve büyük bir uygulama olarak ışılelektrik etkisinin açıklanmasını içermektedir. İkincisi Isının kinetik kuramınca belirlenen durgunluktaki sıvılarda parçacıkların devinimleri üzerine Browncil devinim kuramı içermekte ve bir kez daha atomların gerçek varlığını gösterip Boltzmann sabitini yeni bir yoldan saptamaktadır. Üçüncüsü Devinen Cisimlerin elektromağnetiği üzerine özel görelilik kuramı içermekte, buradan da, herkesin Einstein?i tanımasına neden olan E=mc2 bağıntısı çıkarılmakta.</p>
<p>  Fizik dünyasının çoğu Einstein&#8217;ı kuşkuyla karşılamasına rağmen Einstein&#8217;ın en beklenmedik sonuçları bile kısa sürede doğrulandı. Einstein 1913&#8242;de Berlin&#8217;de çalışmaya başladı. Bu dönemde kütle çekimi kuramını iki yüzyıl önce Newton&#8217;un bıraktığı noktadan alarak 1916&#8242;da genel görelilik kuramı olarak ortaya koydu. Genel göreliliğin ortaya koyduğu uzay-zaman bükülmesi gibi bütün sonuçlar daha sonraki yıllarda yapılan deneylerle doğrulandı. Daha sonra kuram evrenin genişlemesinin bulunmasıyla da uyum sağladı.</p>
<p>  Einstein&#8217;ın 1917&#8242;de ortaya attığı ışınımın uyarılmayla yayımlanması fikri kırk yıl sonra lazerin bulunmasıyla sonuçlandı. 1920&#8242;lerde gelişen kuantum mekaniğinden rahatsız olan Einstein klasik belirlenimci görüş yerine olasılıkçı görüşü kabul etmedi. Kuantum mekaniğine karşı &#8220;Tanrı zar atmaz&#8221; diyen Einstein ilk defa yanılmış oldu.</p>
<p>  Bütün dünya çapında büyük bir üne kavuşan Einstein Nazi iktidarıyla birlikte 1933&#8242;te Almanya&#8217;yı terk etti. Hayatının gerisini A.B.D&#8217;de geçirdi. Einstein hayatının son yıllarını kütle çekimi ile elektro-magnetik kuramı birleştirecek olan kuramı aramakla geçirdi, ama bunda başarısız oldu. Halen bu problem çözüm beklemektedir. Einstein 1955&#8242;te Princeton&#8217;da hayata gözlerini yumdu. Time dergisinin yaptığı ankette 20. yüzyılın en büyük kişisi seçildi. </p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikkulubu.net/albert-einstein/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Feza Gürsey</title>
		<link>http://www.fizikkulubu.net/feza-gursey/</link>
		<comments>http://www.fizikkulubu.net/feza-gursey/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jun 2007 19:42:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>berkmr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlü Fizikçiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikkulubu.net/feza-gursey/</guid>
		<description><![CDATA[Feza Gürsey (1921-1992) 
  1940&#8242;ta Galatasaray Lisesini bitiren Gürsey 1940-44 arasında Istanbul Universitesi Fen Fakültesinde (İÜFF) fizik öğrenimi gördü. Daha sonra Ingiltere&#8217;ye gitti ve 1950&#8242;de Londra Universite&#8217;sine bağlı imparatorluk bilim ve teknoloji yüksek okulu&#8217;nda doktora çalışmasını tamamlayarak Türkiye&#8217;ye döndü.
  1951&#8242;de İÜFF&#8217;ye genel fizik asistanı olarak giren Gürsey, 1957&#8242;de ABD&#8217;ye giderek Brookhaven Ulusal Laboratuvarı&#8217;nda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Feza Gürsey (1921-1992) <img src="http://www.fizikkulubu.net/wp-content/uploads/FezaGursey.jpg" align="right" /></p>
<p>  1940&#8242;ta Galatasaray Lisesini bitiren Gürsey 1940-44 arasında Istanbul Universitesi Fen Fakültesinde (İÜFF) fizik öğrenimi gördü. Daha sonra Ingiltere&#8217;ye gitti ve 1950&#8242;de Londra Universite&#8217;sine bağlı imparatorluk bilim ve teknoloji yüksek okulu&#8217;nda doktora çalışmasını tamamlayarak Türkiye&#8217;ye döndü.</p>
<p>  1951&#8242;de İÜFF&#8217;ye genel fizik asistanı olarak giren Gürsey, 1957&#8242;de ABD&#8217;ye giderek Brookhaven Ulusal Laboratuvarı&#8217;nda ve 1958-60 arasında Princeton Universite si&#8217;nde araştırmalar yaptı.1960-61 yıllarında konuk yardımcı profesör olarak Columbia Universite&#8217; sinde dersler verdi. Ve daha sonra Türkiye&#8217;ye dönerek 1961&#8242;de Orta Doğu Teknik Universitesi&#8217;nin(O.D.T.Ü) Teorik Fizik Bölümü&#8217; nde Profesör oldu. 1963&#8242;te yeniden ABD&#8217;ye giden Gürsey 1963-67 arasında Yüksek Araştırma Enstütüsü&#8217;nde ve Yale Universite&#8217;sinde konuk profesör olarak dersler verdi. 1974&#8242;te O.D.T.Ü&#8217;den ayrılarak Yale Universitesi&#8217;ne geçti. Ve 1977&#8242;de Josiah Willard Gibbs adına kurulan kürsünün profesörlüğüne atandı. <span id="more-75"></span></p>
<p>  Feza Gürsey kuramsal fizik alnındaki çalışmalarını atom çekirdeğini oluşturan parçacıklar arasındaki temel etkileşmelerin ve bu parçacıkların iç yapısının incelenmesi üzerinde yoğunlaştırdı. Temel parçacıkların spinlerini inceledi. 1960&#8242;ta SU(2) X SU(2) bakışım grubunun lineer olmayan gösterimlerini geliştirdi. 1964&#8242;te Italyan fizikçi Radicati ile birlikte çalışarak, çekirdek kuvetlerinin, spin ve izospinin yanısıra Gell-Mann ve Neeman&#8217;ın önerdiği SU(3) grubunda etkin olan acayiplik&#8217;ten de bağımsız olduğunu ifade eden SU(6) bakışım grubunu ortaya attı. 1974-76 arasında M.Günaydın ile birlikte yaptığı çalışmalarda o güne değin fizikte bulunmayacağı sanılan ayrıcalıklı grupların belirleyebileceği bakışımları araştıran Gürsey, kromodinamik ve elektromagnetik etkileşme yapan renkli kuvarklar ile zayıf(süresi 10 saniyeden uzun) ve elektromagnetik etkileşme yapan elektron, müon ve notrinolar gibi leptonları biraraya toplayan bileşik bir E6 grubunun içerdiği oktonyon cebrinin renk dinamiğiyle ilgisi olduğunu gösterdi. 1976&#8242;da da bu grubun bir bileşik grup olabileceğini önerdi. Gürsey&#8217;in bu çalışmaları 1968&#8242;de TUBİTAK Bilim Ödülü, 1977&#8242;de Oppenheimer Ödülü,1979&#8242;da Einstein Madalya&#8217;sı, 1981&#8242;de New York Akademisi&#8217;nin Morrison Ödülü, aynı yıl İstanbul Universitesi&#8217;nin madalyası ve onur doktorluğu unvanını ve 1987&#8242;de Grup kuramı vakfının Wigner madalyasıyla ödüllendirilmiştir. 1992 yılına kadar kaldığı Yale&#8217;de işgal ettiği kürsüyü ise Gibbs, Onsager ve Lamb gibi Nobel Ödüllü kişilerle paylaşıyordu. Ancak Gürsey, yine de sık aralıklarla Türkiye&#8217;ye dönüyor ve buradaki bilimsel aktivitelerinden vazgeçmemekte direniyordu.</p>
<p>   &#8220;Türkiye&#8217;ye gelişlerinde çeşitli üniversitelerde seminerler veriyordu. Nisan&#8217;da vefat etti; ondan önceki Aralık&#8217;ta Türkiye&#8217;deydi. ODTÜ&#8217;de, Bilkent&#8217;te, Edirne&#8217;de seminerler verdi. Yani o kötü hastalığına rağmen, ölmeden dört ay önce buralarda gezdi. Öleceğini biliyordu. Bunun için de kafasındaki bütün problemleri tamamlamak ihtiyacı içerisindeydi. Bir ara konuşurken &#8216;bu yıl on tane yayın yapabildim,&#8217; dedi. Bu Feza&#8217;nın tavrı değildi. Ortalama yılda dört-beş yayın yapardı; problemlerini, biten yayınlarını senelere dağıtırdı,&#8221; diye anlatıyor Prof Gürses. </p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikkulubu.net/feza-gursey/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stephan Hawking</title>
		<link>http://www.fizikkulubu.net/stephan-hawking/</link>
		<comments>http://www.fizikkulubu.net/stephan-hawking/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jun 2007 19:37:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>berkmr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlü Fizikçiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikkulubu.net/stephan-hawking/</guid>
		<description><![CDATA[Stephen Hawkıng (1942 &#8211; ) 
  Stephan Hawking 8 ocak 1942&#8242;de (Galileo&#8217;nun doğumundan tam 300 yıl sonra) Ingiltere Oxford&#8217;da doğdu.Ailesi kuzey Londra&#8217;da oturuyordu.Fakat II. dünya savaşı sırasında burası bebek dünyaya getirmek için çok emniyetli bir yer değildi. Bu yüzden Oxford&#8217;a taşındılar. Hawking sekiz yaşında iken, kuzey Londra&#8217;dan 20 mil uzaktaki St Albans gitti.Onbir yaşında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Stephen Hawkıng (1942 &#8211; ) <img src="http://www.fizikkulubu.net/wp-content/uploads/hawking.jpg" align="right" /></p>
<p>  Stephan Hawking 8 ocak 1942&#8242;de (Galileo&#8217;nun doğumundan tam 300 yıl sonra) Ingiltere Oxford&#8217;da doğdu.Ailesi kuzey Londra&#8217;da oturuyordu.Fakat II. dünya savaşı sırasında burası bebek dünyaya getirmek için çok emniyetli bir yer değildi. Bu yüzden Oxford&#8217;a taşındılar. Hawking sekiz yaşında iken, kuzey Londra&#8217;dan 20 mil uzaktaki St Albans gitti.Onbir yaşında St Albans okuluna kayıt oldu. Buradan mezun olduktan sonra babasının eski okulu Oxford üniversite&#8217; si kollejine devam etti.</p>
<p>  Stephan babasının tıpla ilgilenmesini istemesine karşın, o matematiği seviyordu. Fakat okulun matemetik bölümü mevcut değildi. Bu yüzden onun yerine fizik okumaya başladı. Üç yıl sonra doğa bilimlerinde birinci sınıf onur madalyasıyla ödüllendirildi. <span id="more-74"></span></p>
<p>  Stephan daha sonra Cosmology üzerine çalışmak üzere Cambridge&#8217; e gitti. O zamanlar Oxford&#8217; da Cosmology üzerine çalışma yoktu. Cambridge&#8217;de Fred Hoyle&#8217;u supervisor olarak istemesine karşın süpervisorü Denis Sciama idi. Doktorasını aldıktan sonra ilk önce araştırma asistanı, daha sonra Gonville&#8217; de Caius kollejde profesör asistanı oldu. 1973&#8242;de Astronomi Enstütüsünden ayrıldıktan sonra Stephan uygulamalı matematik ve teorik fizik bölümüne geçti. 1979&#8242;dan sonra matematik bölümünde Lucasian profesörü oldu. Bu profesörlük 1663 yılında üniversite parlemento üyesi olan Henry Lucas tarafından kurulmuştu. Ilk olarak Isaac Barrow sonra 1669&#8242;da Isaac Newton&#8217;a verilmişti.</p>
<p>  Stephan Hawking, evrenin temel prensipleri üzerine çalıştı. Roger Penrose ile birlikte Einstein&#8217;in Uzay ve Zamanı kapsayan Genel görecelik teoreminin Big Bang&#8217;le başlayıp karadeliklerle sonlandığını gösterdi. Bu sonuç Quantum Teorisi ile Genel Görecelik Teorisinin birleştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyordu. Bu yirminci yüzyılın ikici yarısının en büyük buluşlarından biriydi. Bu birleşmenin bir sonucuda karadeliklerin aslında tamamen kara olmadığını, fakat radyasyon yayıp buharlaştıklarını ve görünmez olduklarını ortaya koyuyordu. Diğer bir sonucda evrenin bir sonu ve sınırı olmadığıydı. Buda evrenin başlangıcının tamamen bilimsel kurallar çercevesinde meydana geldiği anlamına geliyordu.</p>
<p>  Onun birçok kitabından bazıları, The Large Scale Structure of Spacetime, General Relativity: An Einstein Centenary Survey, ve 300 Years of Gravity. Stephen Hawking&#8217;in en popüler ve ençok satan iki kitabı; A Brief History of Time ve daha sonraki kitabı, Black Holes and Baby Universes and Other Essays.</p>
<p>  Profesör Hawking 12 onur derecesi almıştır. 1982&#8242;de CBE ile ödüllendirilmiş,bundan başka birçok madalya ve ödül almıştır. Royal Society&#8217;nin ve National Academy of Sciences (Amerikan ulusal bilimler akademisi(N.A.S.) ) üyesidir.</p>
<p>  O teorik fizik çalışmaları ve yüklü programına rağmen ailesine (üç çocuk ve bir torun) her zaman zaman ayırmayı bilmiştir. </p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikkulubu.net/stephan-hawking/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Richard Philip Feynman</title>
		<link>http://www.fizikkulubu.net/richard-philip-feynman/</link>
		<comments>http://www.fizikkulubu.net/richard-philip-feynman/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jun 2007 19:30:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>berkmr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlü Fizikçiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikkulubu.net/richard-philip-feynman/</guid>
		<description><![CDATA[Richard Philip Feynman (1918 &#8211; 1988) 
   20.yy&#8217;ın fizikçi filozofu. Fizikçilerin fizikçisi. Çok parlak bir deha. Kendi kendisiyle,otorite geçinenlerle gırgır geçen bir özgür kafa. Richard Feynman, 11 Mayıs 1918&#8242;de Queens, New York&#8217;ta doğdu. Daha 15 yaşındayken diferansiyel hesabı öğrendi. . 1936&#8242;da, MIT&#8217;ye girdi ve fizik eğitimi aldı. 1939&#8242;da Princeton&#8217;a gitti. Doktorasını 1942&#8242;de John [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Richard Philip Feynman (1918 &#8211; 1988) <img src="http://www.fizikkulubu.net/wp-content/uploads/feynman.jpg" align="right" /></p>
<p>   20.yy&#8217;ın fizikçi filozofu. Fizikçilerin fizikçisi. Çok parlak bir deha. Kendi kendisiyle,otorite geçinenlerle gırgır geçen bir özgür kafa. Richard Feynman, 11 Mayıs 1918&#8242;de Queens, New York&#8217;ta doğdu. Daha 15 yaşındayken diferansiyel hesabı öğrendi. . 1936&#8242;da, MIT&#8217;ye girdi ve fizik eğitimi aldı. 1939&#8242;da Princeton&#8217;a gitti. Doktorasını 1942&#8242;de John Arhibald Wheleer nezaretinde çalıştığı Princeton Üniversitesi&#8217;nden aldı. 1942&#8242;de, daha 24 yaşında iken Los Alamos&#8217;taki Manhattan Projesi&#8217;nde önemli bir rol oynadı. Hans Bethe&#8217;nin altında grup lideri oldu. Uranyumun patlaması içen gerekli kritik kütleyi hesapladı.</p>
<p>  Feynman,Nobel Fizik Ödülünü, kuantum elektrodinamiği kuramıyla başarıyla çözdğü problemler için aldı. Sıvı helyumda süper akışkanlık olayını dikkate alan bir matemaiksel kuram da yarattı. Ondan sonra Murral Gell-Man ile beta bozunması gibi zayıf etkileşimler analında çalıştı. Daha sonraki yıllarda,yüksek enerjili proton çarpışması yöntemlerinin parton modelini öne sürerek kuark kuramının gelişmesinde anahtar rol oynadı. Feynman fiziksel hesaplamalara ilişkin yeni temel teknikler ve notasyonlar getirdi,aynı anda her yerde hazır ve nazır Feynman diyagramlarını geliştirdi. Bu diyagramlar parçacık etkileşimlerini gösteriyordu. <span id="more-73"></span></p>
<p>  1918?de Brooklyn?de doğdu. Doktorsanı John Wheeler?in danışmanlığı altında 1942?de Princeton?da tamamladı. Gençliğine karşın, İkinci Dünya savaşı sırasında Los Alamos?taki Manhattan Projesinde önemli rol oynadı. Canlı kişiliği ve şakalarıyla sıradışı ama vazgeçilemez bir fizikçi olarak bu projede rol oynadı.Sonra Cornell?de California Teknoloji Enstitüsünde ders verdi. 1965?te kuantum elektrodinamiğindeki çalışmaları için Sin-Itero Tomanaga ve Julian Schwinger ile birlikte Nobel Fizik Ödülünü aldı. O,doğaya karşı sınırsız bir ilgi duyuyordu.Bu ilgisi yalnızca bilimsel başarılarını tetiklemekle kalmadı;onu Maya hiyerogliflerini çözmek gibi şaşırtıcı başarılara götürdü.</p>
<p>Feynman&#8217;ın binlerce bilimsel ve eğitsel başarısının sergilenmesi insanın ruhunu yeterince yakalayamaz. Sadece teknik yayınlarının çoğunun herhangi bir okuyucusu olarak bile, Feynman&#8217;ın canlı ve çok yanlı kişiliğinin bütün yapıtında ışıldadığı bilinir. Fizikçi varlığı bir yana,o çeşitle zamanlarda bir radyo tamircisi, bir kilit açıcı, sanatçı,dansça,bongo çalıcısı ve hatta Maya hiyeroglifleri çözücüsüydü. Dünyası hakkında sürekli meraklı,örnek bir deneyimciydi.1950&#8242;lerde, Cal Tech&#8217;e gitti.. 1965&#8242;te, Julian Schwinger ve Shinichiro Tomonaga ile birlikte Nobel Fizik Ödülüne layık görüldü;konuları kuantum elektrodinamiği idi. )15 Şubat 1988&#8242;de kanserden öldü.Caltech&#8217;teki öğrencileri basit bir pankartla duygularını dile getirdiler: &#8220;Seni seviyoruz Dick&#8221;. </p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikkulubu.net/richard-philip-feynman/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Isaac Newton</title>
		<link>http://www.fizikkulubu.net/isaac-newton/</link>
		<comments>http://www.fizikkulubu.net/isaac-newton/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jun 2007 19:23:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>berkmr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlü Fizikçiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikkulubu.net/isaac-newton/</guid>
		<description><![CDATA[Isaac Newton (1642 &#8211; 1727) 
  Isaac Newton, 25 Aralık 1642&#8242;de Woolsthrope&#8217;de doğdu. Babası daha o doğmadan önce ölmüştü. Annesi, Newton henüz ikisine bastığında tekrar evlendi. Çocukken çeşitli ağat modeller yaparak el becerisini gösterdi. Çocukluğunun büyük bir kısmını büyükannesinin yanında geçirdi. Grantham&#8217;da okula başladı. Eğitimini 1661&#8242;den itibaren Cambridge&#8217;de sürdürdü. Ama bu arada pek hevesli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">Isaac Newton (1642 &#8211; 1727) <img src="http://www.fizikkulubu.net/wp-content/uploads/newton.jpg" align="right" /></p>
<p>  Isaac Newton, 25 Aralık 1642&#8242;de Woolsthrope&#8217;de doğdu. Babası daha o doğmadan önce ölmüştü. Annesi, Newton henüz ikisine bastığında tekrar evlendi. Çocukken çeşitli ağat modeller yaparak el becerisini gösterdi. Çocukluğunun büyük bir kısmını büyükannesinin yanında geçirdi. Grantham&#8217;da okula başladı. Eğitimini 1661&#8242;den itibaren Cambridge&#8217;de sürdürdü. Ama bu arada pek hevesli olmadığı çiftlik işleriyle uğraştı.</p>
<p>  Newton, Cambridge&#8217;de çok başarılıydı. 1667&#8242;de Trinity College&#8217;de öğretin üyesi oldu. 1668&#8242;de asil öğretim üyesi oldu. 1669 yılında henüz yirmi altısındayken Lucasian matematik Kürsüsü&#8217;ne seçildi.<br />
<span id="more-72"></span><br />
  Üniversite 1665&#8242;deki büyük veba salgını nedeniyle kapatılınca Newton annesinin Woolsthrope&#8217;deki evine çekildi. Böylelikle hastalıktan kaçmayı başarabildi. Bir sonraki yıl yaşamının en verimli dönemi oldu.</p>
<p>  Günümüzde mekanik biliminin dayanağını oluşturan hareketle ilgili üç yasa, önemli, buluşlarının ilkidir. İlk yasa, dışardan bir kuvvet etki etmedikçe hareketsiz bir cismin hareketsiz kalacağını ve düzgün doğrusal hareketli bir cismin de düzgün doğrusal hareketinin sürdüreceğini söyler. İkinci yasa da kuvvetin csimlerde ivmeye neden olması kavramını açıklar. Üçüncü yasa da, her etkinin ters yönde eşit bir tepki doğuracağı yer alır.</p>
<p>  Bu yasaları ortaya koymasından kısa bir süre sonra sıradan bir olay Newton&#8217;un en büyük buluşlarından birini yapmasına yol açtı. Meyve bahçesinde otururken ağaçtan düşen bir elma dikkatini çekti ve elmanın neden düştüğünü düşünmeye başladı. Acaba o güne kadar varlığı bilinmeyen bir kuvvet tarafından mı dünyaya çekilmişti. Eğer varsa, böyle bir kuvvetin bütün cisimleri, hatta gezegenleri bile etkileyebileceğini düşündü. Bu düşüncelerini kullanarak ve yeni bulduğu hareket yasalarını uygulayarak evrendeki tüm cesimlerin aralarındaki uzaklıkla ters orantılı bir kuvvetle birbirini çektikleri kuramını geliştirdi. Bu yeni kuvvete Çekim adını verdi. Yeryüzündeki olayları biçimlendiren yasaların gökyüzündeki cisimler için de geçerli olduğu düşüncesini yerleştirdi.</p>
<p>  Newton&#8217;un 1665&#8242;teki buluşları mekanikle sınırlı kalmamıştır. Optikle ilgili çalışmaları sonunda beyaz ışığın cam bir prizmadan geçince yeniden birleşerek beyaz ışığa dönüştüğünü buldu. Renk tayfı üzerindeki çalışmaları zamanında kulanılan kırılmalı teleskop türü araştırmalarına yol açtı. O zamanlar da teleskoplarda kullanılan merceklerin oluşturduğu görüntüler camdaki kusurlar yüzünden, renkli çizgilerle gölgeleniyordu. Newton, mercek yerine ayna kullanmaya karar verdi, çeşitli deneylerden sonra, uzaktaki cisimlerin büyütülmüş görüntülerini oluşturan bir içbükey aynalar sistemini geliştirdi. Newton&#8217;un ilk yansıtmalı teleskopu bulması, astronomlara kırılmalı tesekopun yerine koydukları çok değerli bir alet sağladı.</p>
<p>  Newton, Woolstherpe&#8217;dayken çalışmalarıyla ilgili pek az açıklama yapmıştır. Hareket yaşatan ve genel çekim kuramı ilk olarak 1687&#8242;de yayınlanan ?Doğa Biliminin Matematik İlkeleri? adlı kitabında, ışıkla ilgisini sürdüren Newton, 1704 yılında ?Optik? adlı ikinci büyük eserini yayınladı. Kitapta, prizmalarla yaptığı deney görülmüştür. Bu kitap şimdiye kadar yazılmış bilimsel kitapların en büyüklerinden sayılır. Kuramların ve kanıtların matematiksel gösterimleri, Newton&#8217;un çekimle ilgili düşüncelerini açıklıkla belirtebilmesi için yeni bir matematik tekniğine ihtiyaç olduğunu gösterir. Bulduğu bu yeni teknik bugün diferansiyel ve integral hesaplar diye bilinir.</p>
<p>  Newton&#8217;un çevresiyle olan ilişkileri, tartışmalar ve tatsızlıklarla doluydu. Pek az yakın arkadaşı vardı. Kinci ve sinirli bir yapısı vardı. Bu yüzden iki kez sinir krizi geçirdi. Birincisi, annesinin ölümü yüzünden oldu ve altı yıl süreyle herkesten uzak yaşadı. Bütün kendini beğenmişliğinin yanı sıra Newton, Galilei&#8217;yle başlayan bilimsel ilerlemeye olan borcunu hiçbir zaman yadsımamıştır. Bir keresinde ?diğer insanlardan daha ileri görebiliyorsam, bu devlerin omuzlarında durduğum içindir? diye yazmıştır.</p>
<p>  Newton 1688&#8242;de Avam Kamarası Cambridge üyesi olarak seçildi. Bu olay onun ilgi alanının değişmesine yol açtı. Bu tarihten sonra bilimsel araştırmayı bırakmış, bir üst düzey yönetici olmaktan, halk tarafından tanınan bir kişi olmaktan hoşlanmaya başlamıştı. Kraliyet Darphanesi&#8217;nin başına geçti. Söylendiğine göre örnek başarıyla görevini yürüttü. Yaşamı boyunca ilahiyat konularına yoğun ilgi duydu. Yaşlılığında bile Tevrat&#8217;ta geçen olayların zaman diziniyle ilgili sorunları çözmeye çabaladı. 1727&#8242;de öldüğünde hiçbir bilim adamının sahip olmadığı bir üne sahipti. </p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikkulubu.net/isaac-newton/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Marie Sklodowska Curie</title>
		<link>http://www.fizikkulubu.net/marie-sklodowska-curie/</link>
		<comments>http://www.fizikkulubu.net/marie-sklodowska-curie/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 14 Jun 2007 19:20:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>berkmr</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ünlü Fizikçiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikkulubu.net/marie-sklodowska-curie/</guid>
		<description><![CDATA[   Bilimadamları etraflarına bir başka bakarlar. Onlar günü birlik yaşamazlar. Etraflarındaki olayları irdelerler, soru sorarlar, cevap ararlar. Sabırla çalışırlar, meraklarını giderene kadar. Zaten onları farklı yapan da budur. Bu özelliklerinin ürünü olarak insanlığa sundukları tesbit ve buluşlar, onlara bilim adamı sıfatını yükler.
   Bilim tarihini karıştırdığımızda bilim adamlarının hepsinin erkek olduğunu görürüz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 10pt; font-family: Arial">   Bilimadamları etraflarına bir başka bakarlar. Onlar günü birlik yaşamazlar. Etraflarındaki olayları irdelerler, soru sorarlar, cevap ararlar.<img src="http://www.fizikkulubu.net/wp-content/uploads/marie_picture.jpg" align="right" /> Sabırla çalışırlar, meraklarını giderene kadar. Zaten onları farklı yapan da budur. Bu özelliklerinin ürünü olarak insanlığa sundukları tesbit ve buluşlar, onlara bilim adamı sıfatını yükler.</p>
<p>   Bilim tarihini karıştırdığımızda bilim adamlarının hepsinin erkek olduğunu görürüz. Bu, filozoflar için de geçerlidir. Fakat bazı istisnalar yok değildir. Bunların başında öyle bir kişi gelir ki. ünü pek çok erkek meslekdaşını geride bırakmıştır. Yaşamı boyunca çektiği sıkıntılar onu yıldırmamış, bilim ve insanlık için hep çalışmıştır. Bu ünlü bayan bilim adamı Marie Skladowska ya da meşhur ismiyle Madam Curie&#8217;dir.<br />
<span id="more-71"></span><br />
   Marie Sklodowska 1867&#8242;de Lehistan&#8217;ın (Polonya) Varşova kentinde doğdu. İki eğitimcinin çocuğu olması onun için büyük bir şanstı. Babası Vladislav Sklodowska Petersburg Üniversitesi&#8217;nde yüksek tahsil yapmış ve sonra Varşova&#8217;da fizik ve matematik dersleri vermeye başlamıştı. Annesi Madam Sklodowska da babası gibi bir öğretmendi. Marie biri erkek, beş kardeşin en küçüğü ve en zekisidir. Bunu okuma ve yazmayı çok çabuk öğrenmesiyle de göstermiştir.</p>
<p>   O tarihlerde Rus esareti altında bulunan Polonya&#8217;da yaşayan Sklodowskalar milliyetçi bir ailedir. Bu esaret yıllarında Sklodowskalar Rus asimilasyonuna karşı gizliden yürütülen faaliyetleri destekliyorlardı.</p>
<p>   Marie&#8217;nın fenle tanışması çok küçük yaşlarda başlamıştı. Evlerin de bulunan onca eşyanın yanında onun merakını fen cihazları dolabı çeker. Marie&#8217;nın bu merakı okula başlamasıyla iyice artar. Kuvvetli hafızası ve çalışkanlığıyla sınıfın en başarılı öğrencisi olur.</p>
<p>   Sene 1876&#8242;yı gösterdiğinde felaketler üst üste gelir. Marie önce büyük ablası Sophie ve arkasından hayatta herşeyden çok sevdiği annesini kaybeder. Bu acı olaylar küçük kızın hayat hakkındaki fikirlerini değiştirir. Yaşamın bu acı yönleri ne Marie&#8217;yi ne de kardeşlerini yıldırmayacaktır.</p>
<p>   Marie 1883 Haziran&#8217;ında bir şeref madalyasıyla orta tahsilini bitirir. Artık O, 16 yaşında genç ve güzel bir kızdır. Buna rağmen gençliğin verdiği havai isteklerden çok O, istiklal hülyaları peşindedir. Ülkeleri kurtarmak için anarşist faaliyetlerin yerine kasten cahil bırakılan halkın okutulup aydınlatılması gerektiği bunun içinde irfanı yüksek nesillere ihtiyaç olduğu fikrindeydi.</p>
<p>   Marie&#8217;nın bundan sonraki hedefi üniversitede fizik tahsili yapmaktı. Varşova Üniversitesi bayan öğrenci almadığından Paris&#8217;e gitmesi gerekiyordu. Marie gerekli parayı biriktirmek için taşrada zengin ailelerin yanında öğretmenlik yapmaya başlar. Dört sene çalıştıktan sonra tahsiline devam etmek için Polonya&#8217;dan ayrılarak Paris&#8217;e doğru yola çıkar. Marie orta tahsilini bitirdikten tam 8 sene sonra, 1891 yılında amacına ulaşır. O, Şarbon Fen Fakültesi&#8217;nde bir öğrencidir artık.</p>
<p>   Davranışları ve çalışkanlığıyla hemen göze çarpar. Derslere ilk girenlerden biri O&#8217;dur. Özellikle fizik derslerinde hep ön sıradadır. Profesör Lippmann, Bouty ve Appell derslerini çok sever. Onları büyülenmiş gibi dinlerdi. Fizik derslerinde hocalarının kainattaki düzenle ilgili söyledikleri, laboratuvarlarda yaptıkları deneyler genç bilimcinin şevkini arttırıyor, daha fazlasını bilmek ve öğrenmek için kamçılıyordu. Marie gayretli çalışmalarının mükafaatını çabuk görür. İmtihanlarını derecelerle verir. Bu sayede burslar kazanır. Tek düşündüğü ise ilim ve ülkesidir. 26 yaşında olma sına rağmen evlilik gibi bir düşüncesi de yoktur, Pierre Curie ile tanışana kadar. </p>
<p></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikkulubu.net/marie-sklodowska-curie/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
