Fizik Kulübü

October, 2007İçin Arşiv

Dört kuvvet

Friday
Oct 5,2007

Kâinatta birçok madde gözle görülemediği halde diğer maddelerle olan alış verişlerine, interaksiyonlarına (karşılıklı tesirler) ve eşyada bıraktıkları iz ve emarelere dayanarak varlıklarına inanmaktayız.

Binlerce hareket ve hadiselere sahne olan şu âlemdeki kuvvetleri; göremediğimiz mikro ve makro âlemin anlaşılması için hülasa edelim.

Vücudumuzdaki bir adalenin, genişleyen bir gazın, gerilen bir yayın, rüzgârın, elektriğin, manyetizmanın, yer çekiminin ve çok değişik şekil ve keyfiyette karşımıza çıkan kuvvetlerin esasta dört neviden oluştuğunu söyleyebiliriz. Bu dört ana kuvvetin, aralarındaki benzerlik ve zıtlıkları görmeye çalışacağız. (more…)

  • Comments Off
  • Friday
    Oct 5,2007

    Asitlerin suda çözünmesi “ekzotermik” yani ısı veren bir olaydır. Derişik asit üzerine az miktarda su eklendiğinde reaksiyon sonucu açığa çıkan ısı eklenen az miktardaki suyu buharlaştırır. Ani bir şekilde yoğun asit ortamında oluşan ve dışarı çıkmaya çalışan su buharı asitin etrafa saçılmasına neden olur.Ayrıca, asit üzerine eklenen su fazla olduğunda bu sıçrama ilk bir kaç damla ilave edildiğinde gözlenirken, su ilavesine devam edildiğinde artık sıçrama olmaz, fakat açığa çıkan yüksek ısı nedeniyle cam kabın çatlama ve kırılma ihtimali mevcuttur. Bu nedenle, daima su üzerine asit eklemek en doğru ve akılcı yoldur. (Asitlerle çalışılırken mutlaka laboratuvar gözlüğü takılmalıdır).

  • Comments Off
  • Buzdolabı

    Friday
    Oct 5,2007

    Hepimiz buzdolabının ne işe yaradığını biliriz,fakat çok azımız nasıl çalıştığını bilir.

    Temel olarak çalışma prensibi çok kolaydır ve sırrı sobamızın üzerinde kaynamakta olan içi su dolu bir çaydanlıkta gizlidir.Bu ikisi aslında birbirinden çok uzak görünsede aralarında tahmin ettiğimizden daha fazla ilişki vardır.

    Hepimiz kaynamış bir çaydanlığın sıcak,buzdolabının soğuk olduğunu hepimiz biliriz.İki ayrı olay gibi görünüyor olsada”soğuk”sadece ısı azlığıdır.Cisimleridirekt olarak soğutamayız,tüm yaptığımız o cisimden ısıyı çekmektir.Bu da buzdolabının ana görevidir.Isıyı çekebilmenin tek yolu o cisme,başka bir soğuk cisimle yaklaşmaktır.Tepeden aşağı akan dere gibi,ısı sıcaktan soğuğa doğru akar.Bir buz kabininde ılık yiyeceklerdeki ısı,soğuk buz kütlesi tarafından çekilir. (more…)

  • Comments Off
  • Friday
    Oct 5,2007

    Yüzyılımızın meşhur fizikçilerinden Richard P. Feynman, korkunç bir afet sonucu insanlığın şimdiye kadar ürettiği bütün bilgi ve teknolojinin bir anda yok olacağı bir felâketle karşılaşmamız durumunda, gelecek kuşaklara yalnızca bir cümlelik bir bilgi aktarma imkânına sahip olsaydık, bu hakkımızı en akıllıca nasıl kullanabileceğimiz sorusunu sormakta ve şu cevabı vermektedir:

    “Bütün maddeler, birbirlerine çok yaklaştıklarında birbirini iten, belli bir mesafeden sonra ise aralarındaki uzaklıkla ters orantılı olarak birbirini çeken atom dediğimiz çok çok küçük parçacıklardan yapılmıştır.” (more…)

  • Comments Off
  • Öz Isı

    Friday
    Oct 5,2007

    Öz ısı? nın diğer bir adı da ISINMA ISISI? dır. CGS birimleri sistemine göre bir maddenin 1 gramının sıcaklığını 1 °C yükseltmek için verilmesi gereken ısıdır. CGS Birimleri, santimetre (uzunluk), gram (kütle) ve saniye (zaman) birimleri temeline dayanan ve tarafından SI Birimleri yeri alınana kadar bilim adamları arasında kullanılmış bulunan metrik sistemdir. SI Birimleri ise, adını Uluslararası Birimler Sistemi anlamına gelen Fransızca Systeme International d?Unites sözcüklerinin ilk harflerinden almış , birimler sistemidir. SI Birimleri sisteminde ISINMA ISISI, bir maddenin 1 kilogramının sıcaklığını 1 Kelvin derecesi yükseltmek için verilmesi gerekli ısı miktarı olarak tanımlanır. (more…)

  • Comments Off
  • Friday
    Oct 5,2007

    İlk ELEKTROMIKNATIS

    1820?de Danimarkalı fizikçi Hans Christian Oersted?in (1777 ? 1851) bulduğu elektrik akımının bu özelliği, fizik tarihinin en önemli buluşlarından biridir.

    1825 yılında İngiliz bilim adamı William Sturgeon, solenoidin içine yumuşak bir demir çubuk konulduğunda manyetik kuvvetinin çok artığını keşfetti. Çubuk çabucak manyetize olarak kendi manyetik kuvvetini solenoidinkine ekliyordu. Solenoit ile demir çekirdeğin birleşimine elektromıknatıs adı verildi. (more…)

  • Comments Off
  • Friday
    Oct 5,2007

    Termodinamik, ısı ile diğer enerji şekilleri arasındaki bağıntıları tetkik eden bir ilimdir. Mesela, ısının mekanik enerjiye döndürülmesinin bir uygulaması olan içten yanmalı motorlar, termodinamik ilminin sahası içine girer. ‘ Muayyen bir işi elde etmek için sisteme ne kadar ısı verilmesi veya çıkarılması gerektiğinin hesap usulleri, termodinamik ilminde verilir. (more…)

  • Comments Off
  • Birlik ve Termodinamik

    Friday
    Oct 5,2007

    Klasik Newton fiziğinin 20. asır Fizik alanındaki ilerlemeler sonucu kâinattaki hadiseleri izah etmede kifayetsizliği ortaya çıkmıştır. Klasik fizikten değişmez olarak kalan termodinamik kanunlardır.

    Termodinamik I. kanununun ifadesi:
    ?Bir oluşta (proses), enerji ne yaratılır ne de yok edilebilir, fakat enerji bir halden diğer bir hale dönüştürülebilir. ?Çeşitli tür enerjilerin birbirine çevrilmesi gibi, madde de ?yoğunlaştırılmış enerji? kabul edilerek diğer tür enerjilere çevrilebilir. Bu kanunun Birliğe olan işareti ise; ısı, madde, enerji vs. herşeyin aslında ?Bir Tek? olduğunu göstererek, kâinatta Yaradanın birliğini gösteren diğer birlere büyük bir katkıda bulunmasıdır. Einstein?in hayatının otuz yılı üzerinde uğraştığı ve kâinattaki her çeşit enerjiyi bire indirmeye çalıştığı ?Unified Field Theory ?(Birleşik Alan Teorisi)- aslen kâinatın yapıtaşının bir tek unsûr (esir) olduğu fikriyle tamamen muvafık düşmektedir. Einstein?in bu hakikatleri gördüğünü belirten bir sözü: ?Tabiatta kudretini gösteren nihayetsiz zekânın milyonda birini, alçak gönüllüce, anlamaya çalışmak. İşte benim işim..? (MM. Etüdleri) (more…)

  • Comments Off
  • Tuesday
    Oct 2,2007

    Dünya atmosferi çeşitli gazlardan oluşur. Ayrıca küçük miktarlarda bazı asal gazlar bulunmaktadır. Güneşten gelen ışınlar (ısı ışınları/kısa dalgalı ışınlar), atmosferi geçerek yeryüzünü ısıtır. Atmosferdeki gazlar yeryüzündeki ısının bir kısmını tutar ve yeryüzünün ısı kaybına engel olurlar. (CO2, havada en çok ısı tutma özelliği olan gazdır.)

    Atmosferin, ışığı geçirme ve ısıyı tutma özelliği vardır. Atmosferin ısıyı tutma yeteneği sayesinde suların sıcaklığı dengede kalır. Böylece nehirlerin ve okyanusların donması engellenmiş olur. Bu şekilde oluşan, atmosferin ısıtma ve yalıtma etkisine sera etkisi denir. Dünya atmosferi cam seralara benzer bir özellik gösterir. (more…)

  • Comments Off
  • Termonükleer Enerji

    Tuesday
    Oct 2,2007

    Mevcut fosil yakıtlarının (petrol, kömür vs.) önümüzdeki 30-40 yıl içinde tükeneceği beklentisinden hareket edilerek, geleceğin enerji gereksinmesinin yarısına yakın bir kısmının nükleer enerji ile karşılanması umulmaktadır. Nükleer enerjinin ortaya çıkarılması iki temel sürece dayanır. Bunlardan birincisi, günümüzdeki reaktörlerin kullandığı fisyon sürecidir. Bu sürecin yakıtları uranyum, toryum gibi ender bulunan elemanlar olup, mevcut teknik olanaklarda bir gelişme olmadığı takdirde elde edilebilen miktarın bu gereksinmeyi ancak bir asır mertebesinde bir süre için karşılaması beklenebilir. Zararlı artıkları da göz önüne alınınca, bilim adamlarının çabaları ikinci süreç olan füzyon, ya da başka bir deyişle, termonükleer enerji üzerinde yoğunlaşmaya başlamıştır. (more…)

  • Comments Off
  •   Fizik Tedavi Hosting Hizmetleri Baby Top Resources blogs Resources blogs Blogarama Resources Blogs
    Create blog E-Hayat P Best Food Recipes datenrettung-easy