->
FİZİK TARİHİNE BAKIŞ?
Fizik; doğadaki ve evrendeki olayları kuvvet, enerji..vb kavramlar kullanarak inceleyen bir bilim dalıdır. İncelediği konulara göre; mekanik, elektrik, optik, elektromanyetik, termodinamik, ?gibi alt dallara ayrılır. Bu alt dalların da alt dalları vardır. Örneğin mekanik; klasik mekanik ve kuantum mekanik olmak üzere iki bölümde; klasik mekanik ise statik, dinamik ve kinematik olmak üzere üç bölümde; kuantum mekaniği ise genel olarak göreli olmayan (non-relativistics) ve göreli (relativistics) şeklinde iki biçimde ele alınır. Diğer elektrik, optik, elektromanyetik..gibi fiziğin alt dallarının da kendi içinde çeşitli alt dalları vardır. Hatta bazı dalların bileşiminden yeni fizik dalları oluşmuştur. Örneğin; elektrikle mekaniğin birleşmesinden elektro-mekanik, elektrikle optiğin birleşmesinden elektro-optik, elektrikle manyetizmanın birleşmesinden elektromanyetik?gibi fizik dalları oluşturulmuştur. Bunların dışında incelediği konulara göre başka adlandırma biçimleri de vardır. Örneğin; atomları inceleyen atom fiziği, molekülleri inceleyen molekül fiziği, katıların yapısını inceleyen katıhal fiziği, sıvıların yapısını inceleyen sıvıhal fiziği, temel parçacıkları (leptonlar ve kuarklar) inceleyen yüksek enerji ve parçacık fiziği, evrenin yapısını inceleyen kozmoloji?vb dir. (more…)
->
- Buyrun İçin Bir şey içeceğimiz zaman içinde sıvı olan bardağı veya şişeyi dudaklarımıza değdirir ve sıvıyı yudumlarız. Sıvının ağzımıza dökülmesinin nedeni nedir? Bir şişe içecek alın, şişenin ağzını dudaklarınızla kapatın ve şişeyi yukarı kaldırmadan içindeki sıvıyı içmeye çalışın. Başarabildiniz mi?
Bir şey içeceğimiz zaman önce akciğerlerimizi şişiririz. Bu şişirme işlemi ağzımızın içindeki havanın yoğunluğunu azaltır ve orada basıncın düşmesine neden olur. Dışarıdaki hava basıncı da sıvıyı bu düşük basınçlı alana girmesi için zorlar. (more…)
Fiziğin en temel problemlerinden biri de maddenin en küçük yapı taşını bulmaktır. 1900′lerin başında Fizikçiler atomun bu konuda en küçük parça olmadığını, atomun da içinde daha küçük parçalar olduğunu gördüler. Atomu incelediklerinde bir çekirdek etrafında serseri serseri dönüp duran elektronları buldular. Bu noktada çekirdeğin maddenin en küçük ve bölünemez yapısı olduğu kanısı hakim olmaya başladı. (Aslında bir elektron bir çekirdekten 100-200 kat daha küçüktür!..) Sonra da çekirdeğin de en küçük parçacık olmadığını aksine atomuna göre 100-200 parçacığın bir araya gelmesi ile oluştuğu ortaya çıktı. Bunlar tabii ki protonlar ve nötronlardı. Proton ve nötron da bulunduktan sonra fizikçiler atom-altını halletmişler gibi bir havaya kapıldılar… (more…)
Anti-madde kavramı modern fiziğin ortaya çıkması ile yani 20. yüzyılda ortaya atılmış bir olgu. Kısa bir tanımlama ile anti-parçacıklardan oluşmuş madde diyebiliriz. Uzunca bir tanımlama ile ise parçacıklarının sadece elektriksel yükleri ters olan başka hiçbir yönü ile maddesinden farkı olmayan ters-maddeye anti-madde diyoruz. Yukarıda adı geçen anti-parçacık da ne ola derseniz: işte uzun tanımlamada belirttiğimiz, parçacıkların ters yüke sahip ikiz kardeşleri derim bende. Mesela pozitron (ki anti-elektron da denir) elektronla her yönü ile tamamen aynı özelliklere sahip bir parçacıktır yalnız elektrik yükü +1′dir o kadar. Bunun dışında kütlesi, hacmi vs. . hepsi aynıdır. Anti-madde de burada belirtilen anti-parçacıkardan oluşmuş maddeden başka bir şey değildir. Mesela sıradan bir hidrojen atomunda 1 elektron, 1 proton bulunduğu gibi bir anti-hidrojen atomunda da 1 pozitron ve 1 anti-proton bulunur. Diğer bir deyişle anti-parçacıklar da tıpkı normal parçacıklar gibi birleşip anti-maddeleri oluştururlar. (more…)
Rezonans ilginç bir Fizik olayıdır. Askeri birlikler köprülerden geçerken uygun adımda
yürümezler, çünkü bir askeri birliğin köprüden geçerken uygun adımda yürümesi Rezonansa
neden olabilir, bunun sonucuda çok sağlam görülen bir köprünün yıkılmasıyla sonuçlanabilir.
Köprünün yıkılabilmesine neden olabilecek olan askerlerin uygun adımda yürümeleridir.
Askerlerin hepsi bir anda ayaklarını yere vuracaklarından askerlerin köprüye uyguladıkları
basınçların birbirlerini kuvvetlendirmeleri Rezonans olayıdır. Bu rezonans etkisi köprüyü yıkabilir. (more…)
Laboratuvar koşullarında ışığın hızı saniyede 17 metreye düşürüldü. Arabalar artık ışıktan hızlı gidebilecek. Daha doğrusu, burada söz konusu olan son derece özel bir araba. Nature Dergisi’nin 18 Şubat 1999 tarihli sayısında, yalnızca arabaların değil, bisikletlerin de nasıl ışıktan daha hızlı gidebileceği anlatılıyor.
Genç Einstein, bir tramvayda ofisine doğru gittiği sırada Görelilik Kuramı’nı düşlerken, ışık hızıyla yolculuk etmenin nasıl bir şey olacağını merak etmekteydi. Ancak, o günlerde, herhangi bir tramvay, bisikletci ya da arabanın, ışığın boşluktaki hızına, yani saniyede 300 milyon metrelik hıza ulaşması olanaksızdı. Dolayısıyla Einstein, bu hızı, herhangi bir nesnenin aşamayacağı, üst hız sınırı olarak belirledi. (more…)
*Newton un çekingenliği yüzünden diferansiyel ve entegral hesabını 38 yıl sonra yayınladığını….
Geçimsiz ve kuşkulu kişiliği yüzünden okul arkadaşları tarafından hırpalandığını ve hor görüldüğünü…
*Howking in felç nedeniyle konuşma ve hareket yeteneğini kaybettiğini, hayatını tekerlekli sandalyeye bağlı sürdüğünü…
İnsanlarla tek iletişiminin bilgisayar olduğunu… (more…)
Enrico Fermi (1901-1954)
Enrico Fermi 29 eylül 1901′de Roma’da doğdu.Babası polis şefi Alberto Fermidir. Ilk olarak dilbilgisi okuluna kaydoldu.Onun ilk matematik ve fiziğe olan yeteneğini keşfeden ve destekleyen babasının arkadaşlarından A. Amidei olmuştur. 1918′ de Pisa Üniversitesinin bursunu kazandı. Pisa Universite’sinde 4 yıl kaldıktan sonra 1922′ de professör Puccianti’den doktorasını aldı.
Bir yıl sonra 1923′de Italyan hükümetinden burs kazandı.Ve Göttingen ‘de professör Max Born’ la birkaç ay birlikte çalıştı. Rockefeller bursuyla 1924′de Leyden’e P. Ehrenfest’le birlikte çalışmaya gitti. Aynı yıl Florence üniversite’ sinde matematiksel fizik dersleri vermek için Italya’ya gitti. (more…)
Paul Adrien Maurice Dirac (1902 – 1984)
Paul Dirac 8 ağustos 1902 ‘de Ingiltere Bristol’de doğdu. Babası Isveçli annesi ingilizdi. Önce tüccar okuluna oradan Bristol Universite’sine gitti. Buradan 1921′de elektrik mühendisliği diploması aldı.Iki yıl daha Bristol’de matematik çalıştıktan sonra Cambridge St.John’s College’de araştırma görevlisi olarak göreve başladı. Ph.d derecesini 1926′ da aldı. Bir sonraki yıl St.John’s College’in akademi üyesi, daha sonra 1932′de Cambridge de matematik profesörü oldu.
Dirac Quantum mekaniğini matematiksel ve teorik olarak inceledi. Heisenberg 1928′de yeni quantum mekaniği teorisini ortaya atar atmaz, matematiksel karşılığı üzerinde çalıştı. Ve kendi Elektron görecelik teorisi(1928) ve oyuk teorisi(1930) ile ilgili Royal Society ‘ye birçok yazı yazdı. Bu teori elektronla aynı kütleli, fakat pozitif yüklü bir parçacığın varlığını ortaya koyuyordu. Teori daha sonra deneysel olarak da C. D. Anderson tarafından doğrulandı. Bu parçacığa positron denildi. (more…)
Güney Avusturya’da doğdu. 11 yaşına dek eğitimini evinde aldı.1910 da Viyana Üniversitesinde fizik doktorasını verdi.
Babasının ona hediye ettiği mikroskop ve hediye ettiği başka aletler, doğaya olan ilgisini kamçıladı. Birinci Dünya Savaşı’nda Avusturya ordusunda askerdi. Sonra değişik üniversitelerde çalıştı. 1925′ te Zürih Üniversitesi’ndeyken kendi adıyla anılan kuantum mekaniğinin ünlü dalga denklemini yayınladı. Schrödinger dalga denklemi, Heisenberg ve Pauli başta olmak üzere bir çok fizikçi tarafından aynı zamanda geliştirilen Yeni Kuantum Mekaniğine büyük katkı sağladı.Schrödinger kendi dalga mekaniği ile Heisenberg’in geliştirdiği matris mekaniği arasındaki eşdeğerliği göstererek,kuantum kuramının evrensel kabulünü hızlandırdı.1927′de Berlin Üniversitesinde kuramsal fizik bölümünün başkanı oldu. Yaşamı, Avrupa’ daki çalkantılı dönemi yansıtır. 1933′te Nazizm (Alman faşizmi) iktidara gelince Almanya?yı terk etti ve Oxford’ a geldi. Ama 1933 Nobel Fizik Ödülünü Paul Dirac ile paylaştı.1936′ da yurduna, yani Avusturya’ ya döndü. Ama iki yıl sonra Hitler’in orduları Avusturya’ yı işgal etti. Schrödinger ülkesini bir kez daha terk etmek zorunda kaldı. Evinden çıkarken sırtında bir şeyler taşıyordu ve bu yükle Roma’ ya vardı.
(more…)
Fizik Tedavi
Baby
E-Hayat
P
Best Food Recipes
|