Fizik Kulübü

fizik konuları,fizik soruları,öss fizik,lise fizik ve aradığınız pek çok şey…

Perşembe
Nis 17,2008

“Kaos ve Kelebek etkisi” teorisinin babası olarak gösterilen Amerikalı bilim adamı Edward Lorenz hayata gözlerini yumdu.

ABD’nin ve hatta dünyanın en ünlü eğitim kurumu Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT), 90 yaşındaki bilim adamının, Cambridge’teki evinde dün öldüğünü açıkladı. Lorenz, kanser tedavisi görüyordu.

KELEBEK TEORİSİNİN ÖZETİ                                                                        

Lorenz, 1963 yılında MIT’te meteorolog olarak çalışırken, bir sistemin başlangıç verilerindeki ufacık değişikliklerin bile, büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabileceğini öngörmüş ve bunu örneklendirmek için 1972′de sunduğu bir çalışmada, “bir kelebeğin Amazon ormanlarında kanat çırpmasının Avrupa’da fırtına kopmasına sebep olabileceği” ifadesini kullanmıştı. Yazının Devamını Oku »

  • Comments Off
  • Cuma
    Oca 25,2008

    - Saatte 1000km hız yapan bir jet ile;
    Ay’a 17 günde,
    Venüs’e 4,5 yılda,
    Mars’a 6 yıl 9 ayda,
    Merkür’e 10 yılda,
    Jüpiter’e 76 yılda,
    Satürn’e 152 yılda,
    Uranüs’e 425 yılda,
    Neptün’e 675 yılda,
    Plüton’a 700 yılda, ancak gidilebiliyor.
    Yazının Devamını Oku »

    Basınç

    Perşembe
    Oca 24,2008

    Katı sıvı ve gazlar ağırlıkları nedeniyle bulundukları yüzeye bir kuvvet uygularlar. Kuvvetin kaynağı ne olursa olsun birim yüzeye dik olarak etki eden kuvvete basınç(P), bütün yüzeye dik olarak etki eden kuvvete de basınç kuvveti(F) denir. Yazının Devamını Oku »

    Kütle - Hacim - Özkütle

    Perşembe
    Oca 24,2008

    Kütle (m): Bir maddenin sahip olduğu madde miktarına kütle denir. Kütle “m” harfi ile gösterilir.

    Kütle, bir cisimdeki madde miktarının ölçüsüdür. Aynı zamanda cismin hareket etmeye karşı gösterdiği direnç olarak da adlandırılabilir. Kütle her yerde aynı değere sahiptir. Yazının Devamını Oku »

    Çarşamba
    Eki 31,2007

          Amerikalı astronotlar şimdiye kadarki en büyük karadeliği keşfetti.
    Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Dünya’dan 1,8 milyon ışık yılı uzaktaki IC 10 adlı cüce galaksi yakınında, Cassiopeia takımyıldızında bulunan karadeliğin güneşin kütlesinden en az 24 kat büyük olduğunu duyurdu.
    NASA’nın uzay teleskobu Chandra X-Ray yardımıyla yapılan keşfe imza atanlardan Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden Andrea Prestwich, bu kadar büyük kütleli bir karadeliği beklemediklerini belirtti.
    Prestwich, yıldızların çökmesiyle oluşan karadeliklerin düşünülenden çok daha büyük olabileceğini gördüklerini söyledi.
    Bu dev karadelik, 17 Ekimde M33 galaksisinde keşfedilen, güneşin kütlesinden 16 kat büyük karadeliğin rekorunu da elinden almış oldu.

  • Comments Off
  • Velikovsky Olayı

    Çarşamba
    Eki 17,2007

    1950 yıllarında Dr. Immanuel Velikovsky’nin “Worlds in Collision” (Çarpışan Dünyalar) adlı yapıtının yayınlanması bütün bilim çevrelerinde çeşitli tartışmalara yol açmıştır. Newton ve Darwin kurallarının şüpheye düşürülmesi, dünyamızın geçirdiği bilinen evrelerin bilinmeyen yönlerinin ortaya konması, bazı yeni gökbilimsel iddiaların sunulması Velikovsky’nin bu kitabını ilginç kılmıştır. Kitabın getirdiği teoriler ve iddialar, şimdiye kadar her bilim dalının dayandığı değişmezlik ve kesinlik kavramlarını sarstığı ve birtakım dinsel görüşleri değişik açılardan ele aldığı İçin lehte ve aleyhte yergilerle karşılaşmıştır. Basımı bile olaylara yol açan yapıtının ön sözünde Velikovsky, her düzeyde bilgi sahibi insanlara hitap ettiğini açıklamaktadır. Yazının Devamını Oku »

  • Comments Off
  • Salı
    Eki 9,2007

    2007 Nobel Fizik Ödülü’ne Fransız Albert Fert ve Alman Peter Grünberg “dev manyetik dirençle” (GMR) ilgili çalışmaları sebebiyle layık görüldü.

     Nobel komitesinin açıklamasında, bilgisayarın sabit disklerine kayıtlı bilgilerin okunması tekniğinde devrim yaptıkları için Fert ile Grünberg’e bu ödülün verileceği belirtildi. İki bilim adamının GMR teknolojisini, 1988′de ayrı ayrı yürüttükleri çalışmalarda keşfettikleri kaydedildi. Akademi, GMR olarak bilinen tekniğin “nano-teknolojinin gerçek bir uygulaması” olduğuna da dikkat çekti. Yazının Devamını Oku »

  • Comments Off
  • Ay’a Yolculuk

    • Kategori: Uzay
    Pazartesi
    Eki 8,2007

    İnsanoğlunun Ay’a ayak basmasından bu yana tam 30 yıl geçti. Bundan tam 30 yıl önce, bir insan, ilk kez Ay’a ayak bastı. İnsan için küçük ama insanlık için büyük bir adım atıldığını söyleyerek. Ay’a ilk ayak basan ABD’li astronot Neil Armstrong, aynı zamanda ABD’yi uzay çalışmaları konusunda rakipsiz kıldı.

    30 yıl önce dünyada 600 milyon insan, yani o zamanki dünya nüfusunun beşte biri, bu macerayı canlı olarak televizyonlarından izledi. Bu macera, Uzay bilimi ve Uzay sanayiinin bugün vardığı aşama için de bir eşik oluşturdu. Sanatçılar için bir ilham, aşıklar için romantizm kaynağı, ilkçağ insanları için kutsal bir imge, bilim adamları için Dünya’nın uydusu ve med-cezir olayının sebebiydi. Yazının Devamını Oku »

  • Comments Off
  • Evrenin Kökeni

    Pazartesi
    Eki 8,2007

    Evrenin kökeni sorunu “Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar?” sorununa benzer. Her şey nereden geldi? Evren hep var mıydı yani başlangıçsız mıydı, yoksa kutsal kitapların söylediği gibi kutsal bir güç mü yaratmıştı, yaratıldıysa o gücü kim yaratmıştı? Sınırları olmayan uçsuz bucaksız bir evrende mi yaşıyoruz yoksa sınırları var mı? Sınırları yoksa eğer tanrı nerede olacaktı, sınırları varsa yeri belliydi, sınırların dışı. Burası bir süre için Tanrıya en uygun yer olarak kaldı. Bunun etkisiyle düşünürler binlerce yıldır evren modellerini sınırlı olarak düşündüler. Kimileri bu konuların tartışılmasının gereksiz olduğunu, kimileri günah olduğunu söyledi, kimileriyse bunların fizikçilerin ve din adamlarının konusu olduğunu düşündü. Ancak fizik yasalarının evrenselliğinin anlaşılması, evrenin başlangıcının nasıl gerçekleştiğinin bilimin konusu olması gerektiğini göstermiştir. Yazının Devamını Oku »

  • Comments Off
  • Yıldızların Oluşumu

    • Kategori: Uzay
    Pazartesi
    Eki 8,2007

    Yıldızlar çok yoğun ve görünür ışımayı geçirmeyen yıldızlararası gaz ve toz bulutlarının ortasında doğar. Gökadamızda her yıl, Güneş kütlesinin yaklaşık üç katıyla on katı arasında değişen bir gaz kütlesi yıldıza dönüşür. Yıldızların meydana geldiği bu dev gaz ve toz bulutlarına moleküler bulutlar adı verilmektedir. Moleküler bulut terimi burada moleküllerin oluşması nedeniyle kullanılmaktadır.

    Moleküler bulut tek bir yıldız oluşturacak biçimde çökmez (büzülmez). Bulut birkaç yoğunlaşmış bölgeye parçalanır. Bu yoğunlaşmış parçalar daha sonra yıldızların oluşması için çökmeye devam ederler. Bir buluttan 10 ile 1000 arasında yıldız oluşabilir. Yazının Devamını Oku »

  • Comments Off
  • Google
      Fizik Tedavi Hosting Hizmetleri Baby Top Resources blogs Resources blogs Blogarama Resources Blogs
    Create blog BIZIM100 site ekle Link ekle E-Hayat Panik Best Food Recipes datenrettung-easy